Archive for Kasım, 2011

evmev

Posted on Salı, Kasım 22nd, 2011 at 09:46

sabahın kör saatinde dolmuştan iner inmez -ki hastane yanı öle ev falan yok çevrede- insanın burnuna bol salçalı soslu mantı kokusu gelir mi? gelirse bile sebebi nedir? hemen eve dönüp yapasım geldi. hatta öğle tatilinde eve gidebilirim bunun için. bi tabak, keyifle mantı yapıp yiyip geri dönebilirim. bu arada sütümü de alıp kaynatırım. evet kararımı çok doru buluorum.

bikaç gündür yazamıorum. dün bütün gün önümde boş sayfa açık durdu. yazamadım. evde yapıcak o kadar çok iş var ki ve benim o kadar çok uykum var ki hiçbi işin ucundan tutamadım. dün eve gelince bi çorba yapmaya mecalim yoktu. azıcık bi dinleniim sora mutfağa giriim demiştim ama uyanamadım. eşim kızdı yine. ne zaman bitio senin bu iş diip durdu bütün akşam :)) ama adam haklı yani evin işlerine bakmadım dağ oldular. bi yandan toparlanasım var ama yorgunluğumu atamıorum bi türlü.

bu arada istanbuldan sürekli bilgi alıoruz. eşimin dedesi hastanede. durumu nası iileşio mu ne kadar kalıcak sürekli irtibat halindeyiz. ani bişi olursa aniden biz de uçucaz.

ân…

Posted on Pazar, Kasım 20th, 2011 at 16:09

ani haberler bütün düzeni dengeyi alt üst edio. en kötüsü çok geç haberdar olmak. elin ayağın dolanıo, plan yapamıosun. uzun telefon görüşmeleri, sorgulamalar başlıo. orda olsak, burda olmak… içi cızz edio insanın. sesler sönük, moraller bitik, ama umut her daim orda. Allah ümitten ayırmasın…

her şey

Posted on Cuma, Kasım 18th, 2011 at 13:13

yağmurlu bir Mardin gününden herkeşlere merhabalar olsun :D sabah uyanmamak için direnirken bi ümit belki bugün görüşebilirim die zorladım kendimi kalktım, ıslandım ve işe geldim.

dün akşam biraz sosyalleşelim die düşünerek cemaatî bi etkinliğe katılma teklifine olur dedim ama beklediim gibi olmadı. malumunuz bi animasyon vizyona girdi; Allahın sadık kulu. merak ediodum, bi de farklı bişi görünce böle hadi dedim ama mardinde hiç sinemaya gitmemiştik. ii de yapmışız. şartları çok kötüydü ve çok fazla kalabalıktı. ilk yarının ortalarına doru içerdeki oksijenin azaldıını düşünmeye başladım.

eşimin bu gibi etkinliklere benim mesafeli duruşumdan dolayı fazla katılmadıını düşündüüm için de ayrıca bi güzellik olur demiştim. ama çok şükür ki hemfikir olarak filmi tamamlamadan ayrıldık sinemadan. fena mı oldu? hayır olmadı, çünkü 1 senedir selamlaşmaktan ve kapı önü muhabbetlerinden öteye geçemediğimiz karşı komşumuzla beraber eve döndük ve onları kısa süreli de olsa misafir ettik. şeytanın bacağını kırdık yani :D

bu arada dün eşim evdeyken bi siparişim daha geldi. çok cici kovalar aldım, soğan patates ve sarımsaklar için. sarımsak kovası minik, diğerleri daha büyük çok ciciler :D bugün de ayakkabı kutularım gelio inşallah. mardine inmiş :))

portakal ağacında yeni bi poğaça tarifi var bugün. labneli. onu denemek istiorum çok fena. akşamdan hazırlasam hamuru sabaha pişirsem ve hemen eşe dosta dağıtsam kahvaltıya bi güzellik olsa:D ( tarif iki tepsi oluomuş)

ertesi gün veya ptesi işe gelmiceimi bilmenin rahatlığını yaşamak istiorum ama sanırım bi hafta daha olamicak. ama annemlerin gelişine yetişse istiorum. bi görüşemedim ki. bişiler oluo gelen giden önemli birileri varmış. çok yoğun daire başkanımız. halbuki altı üstü ben istifa edicem, o kabul edicek, sora evrak işleri ki ben takip ederim onları. nese bu hafta da geçio böle. maaşımın bi kısmının daha benim olması gerekio sanırım.

sabacııma ‘teyze’ deme hediyesi aldıım mama setimin iptal oluşuyla yıkıldım bugün :P şaka bi yana cidden istemiştim. başka bi yerlerden bişiler bakıcam artık. aaaahhhh istanbul ahhhh… varlığının kıymetini bilememişiz…

parayla saadet olmaz :D

Posted on Perşembe, Kasım 17th, 2011 at 09:36

dün bi doktor kontrolüm vardı o sebepten işe gitmedim. ayy nası güzel bi gün geçirdim anlatamam :D sabah uygun bi saatte uyandıktan sora makineye çamasırları koydum, bulaşık makinesine baktım aaaa yıkamamış hiçbişiyi, giyindim çıktım. doktora gittim, hiçbişiciin kalmamış dedi, çok şükür. mutlu mesut hastaneden çıktım. bi şal siparişi vermiştim kargodaydı gittim onu aldım, markete uğradım baya sağlam bi alışveriş yaptım ve eve geldim. önce mutfağa girdim. önceki günden bulaşıklar vardı, diodum ki sabah makineyi boşaltır bunları koyarım ama makinedekiler de temiz çıkmayınca işler değişti. meğer makinenin tuzu bitmiş :D marketten her türlü malzemesini aldım. temizledim pakladım, tuzunu koydum bi çalıştırdım aman aman eski püskü makinem bi güzel yıkadı ki ooohhh misss…

o arada canım muhabbet çekti. görümcemi aradım, o geldi. mutfağı toparlarken ben muhabbet ettik sora kahvelerimizi aldık bi güzel muhabbete giriştik. sora ben hadi bi de ütü yapiim derken aa bi baktım akşam olmuş :D yemeklerimi ayarladım. mutfakta abur cubur dolabımızı düzenledim. burnumun dibindeki yemeğin dibini tutturdum :D tatlı yaptım falan derken oturduk yemeğe.

eşim garibim önceki gece sabaha kadar gözleri tavana dikilmiş, sabaha kadar uyumamış( türk kahvesi içince böle olmaya başladı, artık içmioruz) yemekten sora hemen sızdı doğal olarak. bunu beklediimden işlerimi ona göre ayarlamıştım. Kuzey güneyi seyrettim, reklam aralarında çamaşırları astım, küçük tuvaleti yıkadım, minik fıstıklarımın tuvaletini temizledim. yeni bi şekerleme denedim ama tutmadı :D ondan bu konuyu hızlıca geçiorum. derken mavi kelebekler başladı. asıl beklediim o olmasına rağmen seyredemedim onu da. yarısından sora yatiim die kapattım televizyonu. tam girdim yatağa annem aradı. ablam rahatsızlanmış, eşime bişiler sormak istiolar. bahaneyle uyandırdım doktoru. öle mi böle mi derken açıldı onun da uykusu. telefon trafiği sürdü baya. o arada canım sıkıldı gerildim bi posta daha ütü yaptım. yattıımda saat 1e geliodu. ve ertesi sabah iş var. işte yine burdayım. ama bugün yukarı çıkıp daire başkanımla konuşmayı düşünüorum.

evde oturmayı seviorum. parayla saadet olmaz yaa :P